Avusturya’da dağların arasında uzun bir yolculuktan sonra “cennette yaşayan insanlar var” diyeceğiniz ufacık ama tam bir doğa harikası köy. Dünyanın en eski tuz madenlerinin bulunduğu bir bölgede, yine içinde çok eski bir tuz madenini barındıran, Hallstatt Gölü’nün kıyısında, şimdiye kadar gördüğüm yerler arasında rahatlıkla 1 numara diyebileceğim gerçeküstü bir yer.

Sıra, kısa bir ön reklam turundan sonra bu doğa harikası, olağanüstü köyden kısaca bahsetmekte…

Ne Zaman Gidelim?

Bizim gidişimiz Eylül ayına denk geldi. Hava biraz yağmurlu ve kapalı, fakat beklediğimizden daha ılımandı. Kışın çok yoğun kar yağışından ulaşımda sıkıntılar yaşamanız muhtemel, ancak ulaşabildiğiniz takdirde kar örtüsünün altında mükemmel bir manzaranın size eşlik edeceğine eminim. Yazın ise büyük ihtimalle bunaltıcı bir sıcakla karşılaşmaz, aksine rahat rahat bu ufak köyde tum turistik aktivitelerinizi (göl turu gibi) gerçekleştirebilirsiniz 🙂

Nerede Kalalım?

Hallstatt, çok ufak bir köy. Dolayısıyla merkezi bir yerde kalalım, her yere yürüyerek gidelim şeklinde endişelere gerek yok. Biz, Hotel Seegrüner Baum‘da kaldık. Otel zaten ufak olan köyün meydanında yer alıyor. Odalar, çok temiz ve güzel. Göle sıfır konumda, yani sadece otelin terasında oturup biranızı yudumlamanız bile yeterli. Tek dezavantajı biraz pahalı olması. Ancak, sokaklarında gezerken gördük ki, oda kiralayan ufak evler de mevcut. O nedenle, doğrudan çantanızı alın gidin yer bulursunuz demek çok doğru olmasa da, daha uygun fiyatlı pansiyon tarzı yerler için araştırmaya da girişebilirsiniz.Hallstatt3Ulaşımı Nasıl Sağlayalım?

Ulaşım konusu, Hallstatt’ta gezmek kadar zevkli. Biz Münih ziyaretimize Hallstatt’ı eklediğimiz için araba kiralamayı tercih ettik. Avusturya yönüne doğru devam ettiğinizde Salzburg’dan sonra size yardımcı olacak tabelaları göreceksiniz. Ancak tabelalandırma çok iyi olmadığından yanınızda offline navigasyon bulundurmanızı şiddetle tavsiye ederim. Sözünü ettiğimiz her ne kadar Avrupa da olsa bir köy yolu. Dolayısıyla insan bulup yol sorma şansınızın düşük olacağını göz önünde bulundurun derim.

Yol, arabayla Münih’ten yaklaşık 2,5-3 saatlik mesafede. Ancak, mükemmel Avusturya tepelerinden ve ovalarından geçeceğiniz için hiç sıkılmayacağınızın garantisini verebilirim. Ha, “ben buraya kadar gelmişken fotoğrafımı da çekerim” derseniz, yolununuzun bir miktar uzayacağını söyleyebilirim 🙂

Hallstatt’ın içi trafiğe kapalı. Ancak, köye girişte sizi bekleyen otoparklar olacak. Aracınızı otoparka bıraktıktan sonra ringler sizi Hallstatt’ın içine taşıyacaklar, hatta ve hatta doğrudan otelinize götürecekler. O nedenle, arabayı nereye bırakacağım, valizimi nasıl taşıyacağım gibi endişelere hiç gerek yok 😉

Hallstatt1
Hallstatt’a Giderken
Hallstatt2
Hallstatt’a Giderken

Bir diğer ulaşım alternatifi de, araştırmalarım sırasında edindiğim bilgilere göre, Salzburg’dan bineceğniz tren. Bu tren sizi Hallstatt Gölü’nün karşı kıyısında bırakacak, orada bekleyen “Stephanie” isimli tekne de sizi alıp, köyün kıyısına getirecek. Stephanie, tren saatlerine göre sizi istasyonda bekliyor olacak, gideceğiniz zaman da yine tren saatine göre istasyona bırakacaktır. İskele, köyün meydanında. Dolayısıyla, geç kalma/ulaşamama gibi bir endişeye mahal yok 🙂

Nereleri Gezelim, Görelim?

Ringle ya da Stephanie’yle Hallstatt’ın merkezine geldiğinizde hemen köyün büyüsüne kapılıp sokaklarında gezmek için acele etmeyin. Her ne kadar küçük bir yer olsa da yapılacak bir kaç farklı aktivite elbette var. Nitekim Hallstatt da artık turist akınından sosya medya sayesinde nasibini almaya başladı. 🙂

Arabayı bıraktığınız yerde dağın tepesine doğru çıkan bir teleferik göreceksiniz. O teleferik sizi en eski tuz madenlerinden birine götürecek araç. Biz her ne kadar yetişememiş olsak da araştırmalarım neticesinde mükemmel manzarası olan bir seyir terasının sizi karşılayacağını söyleyebilirim. Çok eminim ki, Hallstatt’a yukarıdan bakmak da ayrı bir keyif olacaktır. DİKKAT !! Eylül 2015’de maden, son ziyaretçilerini saat 16:00’da alıyordu. O nedenle Hallstatt’a vardığınızda ilk iş olarak, bu seyir terası ve tuz madeni ziyaretinizi organize edin 😉

Bizim gittiğimiz dönem, sonbahar etkisinin olduğu bir döneme denk geldiği için göl turu yapamadık. O mükemmel manzarada göl turu yapmak da eminim çok zevklidir. Masal gibi bir kasabaya karşında bakmak da öyle…

Hallstatt, aslında 1 günde rahatlıkla gezebileceğiniz ufaklıkta bir yer. Akşamları da köyün içini her ne kadar ışıklandırsalar da göl, zifiri karanlık olduğundan insanı biraz korkutuyor. Uzun bir yaz gününde, Hallstatt’ı bölge gezilerinize günübirlik katarak hem mükemmel bir deneyim elde etmiş olursunuz hem de seyahat masraflarınızı minimumda tutabilirsiniz 😉

Nerelerde Yemek Yenir?

Hallstatt’ta yemek yemek için çok alternatif yok. Biz yemek için yine araştırmalarımız neticesinde çokca karşımıza çıkan otelimizin restaurantını tercih ettik. Hallstatt’ı Almanya gezimize dahil ettiğimizden, şinitzeli yerinde, Avsuturya’da yedik ve son derece memnun kaldık. Siz de gezinizde restaurant olarak burayı tercih ederseniz, mutlaka rezervasyon yaptırın. Bizim gittiğimiz dönemde dahi son derece kalabalıktı. Hem otel müşterisi olmamızın hem de erken gitmiş olmanın avantajını kullanarak neyse ki hiç sorun yaşamadık.Hallstatt7

Hallstatt6

Hallstatt4

Hallstatt5

Hallstatt, sosyal medya sayesinde her ne kadar bakirliğini yavaş yavaş kaybetmekteyse de, yine de mutlaka ama mutlaka görmeniz gereken yerlerden. Sadece günübirlik bir geziyle ve çok keyifli bir yolculukla asla unutamayacağınız bir yer görmüş olacaksınız.

İyi eğlenceler…

Instagram: anilaakin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here