Kayseri, beklediğimden çok farklı ve tahmin ettiğimden çok fazlasını bulduğum bir kent. Eşimin sık sık iş nedeniyle seyahat ettiği Kayseri’yi bu kez de birlikte, sadece tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerine odaklanarak gezelim istedik. Bu gezi sonunda rahatlıkla söyleyebilirim ki, gerek mutfağıyla, gerekse tarihi ve kültürüyle bir haftasonunuzu kesinlikle ayırın. Gelin, gezimizden derlediğim Kayseri notlarına hep birlikte göz atalım.

Kayseri
Kayseri

Ne Zaman Gidelim?

Kayseri, hepimizin bildiği üzere bir İç Anadolu kenti ve doğal olarak da karasal iklime sahip. Bu da benim için şu anlama geliyor; yaz dahi olsa gündüz terlemeden gezmek, gece ise serin ve rahat bir uyku çekmek. 🙂 Büyük ihtimalle bahar, her kentin olduğu gibi bu kentin de en güzel mevsimidir, ancak kışın fazlasıyla (hatta gezmenizi engelleyecek derecede dahi olabilir) soğuk olacağından eminim. Ha, kayak yapmak için gidiyorsanız o ayrı. 🙂 Sözün özü, yazın Kayseri’ye gitmekten korkmayın, çıkın çıkın gidin. 😉

Ulaşımı Nasıl Sağlayalım?

Ankara’dan ulaşım oldukça kolay. Varsa, kendi özel aracınızla yaklaşık 4-4,5 saatlik bir yolculuktan sonra Kayseridesiniz. Otobüs yerine özel araç kullanmanızı, özellikle Ankara’dan Kayseri’ye gidiyorsanız kesinlikle tavsiye ederim, zira Kayseri içinde de arabaya ihtiyaç olacağını unutmayın. Evet, toplu taşıma var, ancak “Nereleri Gezelim, Görelim?” başlığı altında anlatacağım yerler birbirine uzak mesafelerde, dolayısıyla toplu taşıma, hele ki haftasonu seyahati için Kayserideyseniz, biraz vakit kaybı olacaktır.

Diğer şehirlerden de Kayseri’ye en kolay ulaşım, elbette havayolu. Kayseri Havaalanı, özellikle Kapadokya’ya seyahat eden çok sayıda yerli ve yabancı turist nedeniyle oldukça faal. Anadolujet ve Pegasus’un, İstanbul ve İzmir’den gün içinde karşılıklı çok sık uçuşları mevcut. Yani geriye sadece Kayseri’ye gelmeyi istemek kalıyor. 🙂 Ancak, Kayseri’ye gelmek için havayolunu tercih ederseniz, yine yukarıda bahsettiğim nedenlerden araç kiralama işini düşünmenizi tavsiye ederim.

Nerede Kalalım?

Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim Avrupa’nın kurtarıcı otel zincirlerinden Ibis Otel, Kayseri’de de var. Oldukça uygun fiyata temiz yatak ve temiz duş imkanı sunan bu otel, biraz şehir dışında kalsa da, özellikle aracınız varsa ve üst düzey bir konfor aramıyorsanız kesinlikle tavsiye edilir.

Nereleri Gezelim, Görelim?

Öncelikle şunu rahatlıkla söyleyebilirim, Kayseri, beklentinizi fazlasıyla karşılayacak. Gitmeden önce sıkılır mıyız acaba düşüncesi, gittikten ve değişik yerler gördükten sonra yerini oldukça keyifli bir geziye bıraktı. Şimdi sıra yazının en keyifli kısmında, gezdiklerimizi, gördüklerimiz anlatmakta. Yediklerimiz, içtiklerimiz de tabi ki bize kalmayacak, o da bir sonraki başlıkta. 🙂

1.Sultan Sazlığı Milli Parkı

Sultan Sazlığı Milli Parkı, Kayseri

Sultan Sazlığı, Kayseri’ye yaklaşık 1 saatlik mesafede, Erciyes Dağı’nın güney kısmında bulunan bir milli park. Adı üstünde sazlıklarla dolu olan milli parkın içerisinde, sazlıkların içinden geçen tahta bir yürüyüş yolu bulunmakta. Sabredip bu yolun sonuna kadar giderseniz sizi yine etrafı sazlıklarla kaplı oldukça sempatik, minik bir göl karşılıyor. Tavsiyem, mutlaka dayanın ve yürüyüş yolunun sonuna ulaşın 🙂

Sultan Sazlığı Milli Parkı, Kayseri

Milli Parkın hemen giriş kapısının bulunduğu noktada bir kuş gözlem kulesi ile bölgedeki kuş türlerini tanıtan ufak da bir müze bulunuyor. Yani, kuş gözlemciliğine merakınız varsa, burası bulunmaz bir cennet.

Giriş Ücreti; Kişi başı 4,5-TL

2. Ali Dağı Sarnıçlı Yeraltı Şehri

Henüz çok yeni olan, 2010 yılından ziyaretçilere açılan bu yeraltı şehri oldukça dar koridorlardan oluşuyor. Yerin 200 mt. kadar altına indiğiniz bu şehirde, en keyifli kısım ise sarnıçın bulunduğu bölüm. Şehrin oldukça dar koridorlardan oluşması nedeniyle, gruplar halinde alınan ziyaretçiler, öncelikle bu dar koridorlardan geçerek bir salonda toplanıyor. Ardından da yaklaşık 20 kişilik gruplar halinde sarnıç kısmı için yine dar koridorlarda yürüyüşe geçiliyor. Ancak, önemli not, kapalı yer korkusu, kalp ve astım rahatsızlığı olanlar buraya girmesinler, zira sağlıklı insanlar için dahi sıkışıklık hissi yaratıyor.

Ali Dağı Sarnıçlı Yeraltı Şehri
Ali Dağı Sarnıçlı Yeraltı Şehri
Ali Dağı Sarnıçlı Yeraltı Şehri (Sarnıç Bölümü)
Ali Dağı Sarnıçlı Yeraltı Şehri (Sarnıç Bölümü)

Giriş Ücreti; Kişi başı 5-TL

3. Tavlusun

Tavlusun ve aşağıda anlatacağım Talas, Kayseri’de yaşayan Rum ve Ermeni halkın kente armağanı. Tavlusun, bu anlamda Talas kadar dikkat çekici olmasa da yolunuzu buraya mutlaka düşürmenizi tavsiye ederim. Bunun en büyük nedeni de oldukça bakımsız olan ancak hala görkemini koruyan Surp Toros (Gregoryan) Kilisesi. Kilisenin duvarlarındaki ve tavanındaki resim ve fresklere hayran kalacağınıza emin olabilirsiniz.

Surp Toros (Gregoryan) Kilisesi
Surp Toros (Gregoryan) Kilisesi

Ayrıca, her ne kadar bu kiliseye çok yakın olmasa da yine Tavlusun bölgesinde yer alan ve 1835 yılında inşa edilen Üç Azizler (Agia Triada) Kilisesi de mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

Üç Azizler (Agia Triada) Kilisesi
Üç Azizler (Agia Triada) Kilisesi

4. Talas

Kuruluşu milattan sonraki ilk yıllarda, Hristiyanlığın erken devirlerine dayanan Talas, Kayseri’nin en keyifli ve Kayseri’ye gidildiğinde “mutlaka” görülmesi gereken yerlerinden. Talas’ın Ali Saip Paşa Caddesi olarak adlandırılan alt kısmı, Ermeni, Rum ve Türklerin tehcir ve mübadele dönemlerine kadar birlikte yaşadığı bir bölge. Dolayısıyla, Ermeni ve Rumların şahane işçilikleri ile yaptıkları evleri burada en net ve açık haliyle görmek mümkün. Kayseri halkı arasında da oldukça popüler olan ve trafiğe kapalı olan bu bölgede, evler kafelere dönüştürülmüş.

Talas Tarihi Kent Meydanı, Kayseri
Talas Tarihi Kent Meydanı, Kayseri
Talas, Kayseri
Talas, Kayseri

Talas’ın üst kısmında kalan ve Kayseri’nin bir çok yerinden görülen ve kiliseden camiye dönüştürülen, yeni adıyla Yaman Dede Cami, eski adıyla Panaya Kilisesi de mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Bu eski kilise, yeni camiye giderken Talas’ın üst kısmında yer alan sokaklarında ufak bir tur atmayı da ihmal etmeyin. Muhteşem fotoğraflar çekeceğinizi temin ederim. 🙂

Yaman Dede Cami (Panaya Kilisesi)
Yaman Dede Cami (Panaya Kilisesi)

5. Erciyes Dağı

Kayseri’ye girdiğiniz anda şehrin her yerinden görülen ve tüm heybetiyle şehri koruyup kollayan Erciyes Dağı, geziniz boyunca hep sizinle olacak 🙂 Bizim gezimiz yaz ayına denk gelmesine rağmen, adet yerini bulsun diye Erciyes’i de ziyaret ettik. En önemli tespitimiz, şehirle Erciyes arasındaki hava sıcaklığı farkının 10 C’yi bulduğu oldu. 🙂 Yazın aslında pek keyifli olmayan Erciyes’de biz gittiğimizde teleferik çalışıyordu. Özetle, serinlemek ve piknik yapmak gibi bir amacınız yoksa yazın gitmenizi pek tavsiye etmem. Ha tabi, bizim gibi “buraya kadar gelmişken Erciyes’e de bir selam verelim” derseniz, o ayrı 🙂

6.Şehir Merkezi (Kültür Yolu)

Kayseri, şehir merkezi ve merkezde bulunan meydanı bakımından, Türkiye’de şimdiye kadar gördüğüm en temiz ve düzenli şehir. Merkezde ve meydanın çevresinde o kadar çok tarihi eser var ki, bu meydan için “kültür yolu haritası” çıkarılmış ve kaldırımların üzerinde bu haritaya bağlı kalınarak işaretlemeler yapılmış. Bu yolu takip ederseniz, Selçuklu Müzesi, Roma Mezarı, Hunat Hatun Külliyesi, Sahabiye Medresesi dahil birçok tarihi ve kültürel simgeyi yaklaşık 1 saatlik kısa bir turla rahatlıkla görebilirsiniz.

 

Kendi aracınızla gittiyseniz (ya da araç kiraladıysanız) meydanda bulunan Hilton Oteli’nin arka tarafında hem paralı otopark mevcut hem de o bölgede sokak üzerinde ücretsiz parkedeceğiniz birçok yer bulabilirsiniz.

Nerelerde Yemek Yiyelim?

Yazıya başlarken Kayseri için kültür ve tarihin yanında mutfağıyla da bir haftasonunu hakettiğini yazmıştım. O zaman geçelim yemek ve mekan önerilerine. 🙂

1.Avlu Restaurant

Avlu, şehir merkezinde “kültür yolu”nda Tarihi Kayseri Mahallesi içinde bulunan, adını aldığı avlusuyla oldukça keyifli bir mekan. Burada meşhur Kayseri mantısıyla, kağıtta pastırmanın tadına baktık. Kesinlikle tavsiye edilir, enfesti.

Kayseri Mantısı
Kayseri Mantısı
Kağıtta Pastırma
Kağıtta Pastırma

Restaurantın önü oldukça geniş, yani yine otopark sorunu yok. Yemek ücreti, 2 kişi yaklaşık 70-TL.

2.Taş Mekan

Burası Erciyes yolu üzerinde, methini çok duyduğumuz Kayseri’yi tepeden gören bir mekan. Biz burada yemek yemekten ziyade kahvaltı yapmayı tercih ettik. Pastırmalı, sucuklu oldukça zengin serpme kahvaltı 2 kişi 70-TL.

Kahvaltı, Taş Mekan Kayseri
Kahvaltı, Taş Mekan Kayseri

3. Elmacıoğlu

Elmacıoğlu, iki şubesiyle Kayseri’nin oldukça ünlü restaurantlarından. Biz gezimizin 2. günü şehir merkezindeki “kültür yolu” üzerindeki şubesinde meşhur yağlamanın ve yine hayran kaldığımız kağıtta pastırmanın tadına baktık. Yağlama oldukça lezzetliydi, ancak itiraf ediyorum, Avlu’nun kağıtta pastırması daha lezzetliydi.

Yağlama
Yağlama

Gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında yeni yerler görmek, yeni tatlar keşfetmek en büyük zenginlik. Önyargılardan kurtulmak ve bilgiyi görerek, duyarak yerinde öğrenmek de büyük deneyim. Tüm bunları yaşayabileceğiniz Kayseri’yi, sadece bir haftasonunuzu ayırarak rahatlıkla gezebilirsiniz.

NOTLAR:

1.Kayseri’de yamaç paraşütü çok yaygın. Meraklıları Ali Dağ’dan kalkıp şehir merkezinde belirlenmiş bir parka iniş yapıyorlar. Hava güzelse kafanızı gökyüzüne kaldırın rengarenk paraşütleri görebilirsiniz. 🙂

2. Kayseri’ye gelmişken elbette mantı, pastırma, sucuk alışverişi yapıp, eve götürmeden olmaz. Biz alışveriş için tercihimizi hem yol üstünde olduğu için hem de daha önce deneyip beğendiğimiz için Çemen’s Gurme‘den yapmayı tercih ettik. Aklınızda olsun, tavsiye edilir.

Keyifli geziler…

Instagram:anilakinatman

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here