Ankara’da yeni bir günübirlik gezi hazırlığındayız. Bu kez rotamız daha yakın bir yer. Daha önce birçok kez gittiğim bu kente, bu sefer tamamen gezmek, görmek, deneyimlemek ve fotoğraflamak mantığıyla gidiyorum.

Şimdi huzurlarınızda adım adım Ankara-Eskişehir günübirlik gezi notlarım…


NE ZAMAN GİDELİM?

Daha önce farklı mevsimlerinde gittiğim Eskişehir’in en güzel mevsimi bence bahar ayları. Kışın iliklerinize kadar işleyen kuru soğuğu, yazın ise her ne kadar terletmese de delercesine derinize işleyen sıcağı şehrine keyfini yeterince çıkarmanızı engelleyecektir. O nedenle, favori gezi mevsimim olan bahar ayları, Eskişehir için de ideal. 😉

ULAŞIMI NASIL SAĞLAYALIM?

Ankara-Eskişehir arası seyahatin en hızlı ve konforlu yolu, pek tabii ki hızlı tren. Artık, Ankara-İstanbul hızlı treninin de faaliyete girmesiyle, İstanbul’dan Eskişehir’i keşfetmek isteyenler için de ulaşım konusunda yol katedilmiş oldu.

Hızlı tren saatlerine ulaşmak için tıklayınız.

Bizim gezimiz ise sadece Eskişehir ile kalmayıp, Eskişehir’e gidene kadar farklı aktiviteler de içerdiğinden biz ulaşım için araba tercih ettik. Her ne kadar Eskişehir içinde de tramvaylarla ulaşım çok rahat sağlanmaktaysa da ekibiniz kalabalıksa bizim gibi arabayı tercih etmek, hem daha konforlu hem daha ekonomik olacaktır.

NEREDE KALALIM?

Yukarıda da belirttiğim gibi bu yazı, günübirlik gezi notlarından oluşmakta, dolayısıyla konaklama konusunda doğrudan tecrübe ettiğim bir tavsiyem olamayacak. Ancak, Eskişehir’de gözüme çarpan ve “bir daha yatılı gelirsek, değerlendirelim” diye düşündüğüm bir yer var; Ibıs Otel.

Ulaşımı hızlı trenle sağlamayı tercih ederseniz gara çok kısa mesafede, arabayla gitmeyi tercih ederseniz rahatlıkla otoparkını kullanabileceğiniz bu yer, aynı zamanda şehre de çok yakın bir konumda. Avrupa’daki kurtarıcı oteller listemde ilk sırada yer alan Ibıs Otelleri, konfor aramayıp sadece temiz yatak ve duş için odayı kullananlar için fiyat bakımından da oldukça ideal. Yatılı bir Eskişehir gezisi planlıyorsanız göz atmakta fayda var. 😉

NERELERİ GEZELİM, GÖRELİM?

Bizim Ankara-Eskişehir arası gezimiz, iki ayaklıydı. Sözünü ettiğim ayaklardan ilki, başka bir yazıda detaylı değinmeyi planladığım, Gordion Antik Kenti. Gordion gezimizi yaklaşık 1 saat gibi kısa bir sürede tamamladıktan sonra, “Nerelerde Yemek Yiyelim?” başlığı altında anlatacağım yerde yaptığımız kahvaltıdan sonra Eskişehir’e varıyoruz.  Aşağıda belirteceğim yerler, bizim takip ettiğimiz sıra olup, sizin de aynı rotayı izlemeniz halinde pişman olmayacağınızı rahatlıkla söyleyebilirim. 😉

  • Kent Park : Şehre otogar ve şeker fabrikasının bulunduğu kavşaktan giriş yaptığınızda, çok kısa bir mesafe sonra heybetli kapısıyla dikkatinizi çekecek, şehrin nefes alma yeri. Kent Park, medyada yapay plajı ile çokca yer alan dinlenme ve güneşlenme alanı. Son derece büyük bir alana kurulu bu parkta yeşilliklerin içinde kısa bir tur attıktan sonra gezinize devam etmeden önce kısa bir çay molası verebilirsiniz. 😉
kent-park
Kent Park
kent-park-yapay-plaj
Kent Park-Yapay Plaj
  • Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı : Kısaca Sazova Parkı, şehrin bir diğer ucunda kalan yine dev bir yeşil alan üzerine kurulu, çocukların bilimle, sanatla haşır neşir olabilecekleri ve hayal dünyalarına hitap edebilecek çok keyifli bir park. Çocuğunuz varsa bilim evindeki bilim turlarını takip edip bu turlara katılabilirsiniz. Sonrasında ise nostaljik trene binip veya yeşilliklerin arasından yürüyerek, her bir kulesi için Galata Kulesi, Kız Kulesi gibi Türkiye’deki önemli kulelerin formlarından esinlenilen masal şatosuna ve korsan gemisine gidebilirsiniz. Fotoğraf meraklılarına ufak not; burası tam bir cennet. 🙂
sazova-2
Sazova Parkı
sazova
Sazova Parkı
sazova-4
Sazova Parkı-Masal Şatosu
sazova-3
Sazova Parkı-Nostaljik Tren
  • Odunpazarı : Odunpazarı, eski evlerin restore edilip rengarenk boyanarak, geleneksel haline dönüştürüldüğü ve Eskişehir turizmine kazandırıldığı son derece keyifli bir semt. Burada, Odunpazarı sokaklarında dolaşabilir, renkli ev ve sokakları fotoğraflayabilir, Eskişehir’e özgü lületaşından yapılmış takılar satın alabilirsiniz.
odun-pazari
Odunpazarı Sokakları
  • Eskişehir Çağdaş Cam Sanatları Müzesi : Odunpazarı içinde yer alan ve eski, avlulu bir evin restore edilmesiyle ortaya çıkan enfes bir müze. Burada çeşitli sanatçılar tarafından meydana getirilmiş son derece güzel ve etkileyici cam eserler görebilirsiniz. Ayrıca müzenin üst katında Eskişehir tarihine ilişkin detaylı bir şekilde hazırlanmış, bilgilendirici bir bölüm olup, orada da vakit geçirebilirsiniz. Ufak Not: Müze girişi, kişi başı 5-TL.
cam-muzesi
Cam Sanatları Müzesinden Bir Eser
  • Porsuk Çayı ve Şehir Merkezi : Şehirlerin bir çoğu nehir, göl gibi su kaynaklarının çevresine kurulurken Eskişehir’de kendisine Porsuk Çayı‘nı seçmiş ve onun çevresinde yerleşim göstermiştir. Arabanızı arka sokaklara parkettikten ya da hızlı trenle gelirseniz, gardan kısa bir yürüyüşle ulaşacağınız şehir merkezinde sizi çok keyifli bir görsel şölen bekliyor olacak. Ortasında tramvay geçen, trafiğe kapalı dev caddelerde yürüyüş ve alışveriş yapabilir, Porsuk Çayı’nda modern gondollarla gezinti yaparak şehrin keyfini çıkarabilirsiniz.
porsuk
Porsuk Çayı
porsuk-gondol
Porsuk Çayı-Gondolla Gezinti
  • Barlar Sokağı : Günün yorgunluğunu atmak ve gezinin krtiğini yapmak için en ideal yer, Barlar Sokağı olarak adlandırılan bölgede yer alan irili ufaklı cafe ve publar. Yanyana dizilmiş ve bir çoğu son derece zevkli ve modern döşenmiş bu keyifli mekanlardan herhangi birinde yorgunluğunuzu atabilirisiniz.

NERELERDE YEMEK YİYELİM?

Geldik yazının en kıymetli kısmına. 🙂 Yemek için tavsiyelerimden biri yol üstü kahvaltıcı, diğeri de Eskişehir’in milli yemeği çibörek yiyebilceğiniz bir mekan olacak. Peşinen belirteyim, her ikisi de kesinlikle başka yer düşünülmeden, mutlaka uğranması gereken yerler.

Kahvaltı olarak bizim tercihimiz, Eskişehir ve Eskişehir yönüne yaptığımız seyahatlerimizde sıklıkla tercih ettiğim ve hiç pişman olmadığımız bir yer; Bena Tesisleri. Bena, Sivrihisar’a gelmeden, sürekli karşınıza çıkan tabelalarıyla kendini unutturmayan bir yol üstü tesisi. Son derece zengin ve doyurucu kahvaltısını ettikten sonra akşama kadar açlık hissetmeyeceğinizi rahatlıkla söyleyebilirim. Kahvaltı serpme şeklinde olup kişi başı 25-TL.

Tatarlar tarafından Eskişehir’e getirilen ve Eskişehir’in milli yemeği haline gelen çiböreği, kendisi de Tatar olan ve çibörek konusuna yıllarını veren kayınpederimin “Eskişehir’de yediğim en iyi yer” şeklinde tanımladığı bir yerde yemenizi tavsiye edeceğim; Odunpazarı’nda bulunan Kırım Tatar Kültür Çibörek Evi. Hakikaten de hiç yağ çekmemiş, çok lezzetli ve hafif bir çibörek yedik. Hal böyle olunca insan kendini ne kadar yemekten alıkoyamasa da elbette bu lezzetli durağın bir sonu var. 🙂 Beş adet çibörekten oluşan 1 porsiyon çibörek 10-TL.

Barlar Sokağı’nda tercih ettiğimiz mekan ise Vural Sokak’ta yer alan No:46 Pub oldu. Son derece zevkli döşenmiş bu mekanda farklı biralar deneyebilirsiniz.

Eskişehir’de yemek hakkında ufak notlar;

– Eskişehir’de geziniz esnasında muhakkak ki denk geleceğiniz, buraya özgü pişmaniyeye benzer bir tatlı var; Met Helvası. Fırsat bulursanız, deneyebilirsiniz.

– Çekirdek çitleme hastalığınız varsa, şehrin birçok yerinde bulunan Kurtuluş Kuruyemiş‘e mutlaka uğrayın. Aklına çekirdek gelmeyenin durduk yere aklına düşürüyolar. 🙂

Kara Kedi Bozacısı, Eskişehir’in en eski bozacılarından. Benim her ne kadar aram bozayla pek de iyi olmasa da içenlerin hepsi bu lezzetten fazlasıyla memnun. Üstelik akıllarda daha çok kışa özgüymüş gibi yer eden bozayı yazın da içebilir; boza sevmiyorsanız yine enfes limonatalarının tadına bakabilirsiniz. 😉


Eskişehir, konumu itibariyle büyük şehirlere oldukça yakın, hızlı trenle de ulaşım hem Ankara’dan hem İstanbul’dan bir o kadar kolay. Son senelerde oldukça gelişmiş, gezerken sanatı, kültürü ve doğayı fazlasıyla hissedeceksiniz. Naçizane tavsiyem, bir haftasonunuzu ayırın, trene atlayın ve bu yeşil şehrin keyfini çıkarın.

Keyifli geziler…

Instagram: anilaakin

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here