Her ne kadar “İçimdeki Gezgin” tohumları ilk olarak Münih ile atılmış olsa da, büyümesinde hatta dallanıp budaklanmasında Hollanda‘nın, özellikle de Lahey‘in yeri büyüktür. Lahey, 2012 yılının Temmuz ayında mesleki eğitim için gittiğim ve hayatımda sadece güzelliklerle hatırladığım bir yere sahip oldu.

Lahey, İngilizce’de “The Hague”, Flemenkçe’de “Den Haag”, Fransızca’da ise “La Haye” olarak adlandırılan bir şehir. Bu üç farklı isimlendirmeden, Türkçe Lahey olarak adlandırılan şehrin isminin hangi dilden geldiğini anlamak çok da zor olmasa gerek. 🙂 Şehir, Amsterdam’ın popularitesi nedeniyle hak ettiği yeri bulamasa da aslında Hollanda’nın idari merkezi.

Normal bir seyahat için gittiğinizde, belki normal bir şehir olarak gözünüze görünecek Lahey’i bir de benim gözümden okuyun isterim.

…Ve huzurlarınızda benim gözümden Hollanda’nın okyanusa açılan kapısı;


Lahey

Lahey, Hollanda
Lahey, Hollanda

NE ZAMAN GİDELİM?

Gezi planı yaparken Hollanda’nın genel olarak soğuk bir ülke olduğunu göz önünde bulundurmakta fayda var. Biri Mayıs, biri Temmuz olmak üzere iki kere gittiğim Hollanda’da, Temmuz ayında sıcaklıklar yaklaşık 17 C’de seyretmekteydi. Dolayısıyla, Hollanda gezinizi yaz aylarına denk getirerek, hem aşırı soğuklarda üşüyerek gezmekten kurtulmuş olursunuz hem de yazın aşırı sıcaklara maruz kalmayacağınızdan, gezinizi keyifle yapabilirsiniz.

Yazın Hollanda gezisi yapacaksanız aklınızda bulunması gereken bir diğer konu ise, havanın oldukça geç karardığı. Bizim alıştığımız gibi gece-gündüz kavramının yaz aylarında pek görülmediği Hollanda’da, akşam vakti uyumak istediğinizde kalın perdelerin ne kadar işe yaradığını göreceksiniz. 🙂


NEREDE KALALIM?

Benim Lahey seyahatimin asıl amacı, yukarıda da bahsettiğim gibi, turistik değil, mesleki eğitimdi. Dolayısıyla benim konaklama tercihim, akademinin alternatif olarak sunduğu ve benim için pek tabii ki daha ekonomik olan “aile yanında konaklama” şeklinde oldu. (Türk Lirası, benim bulunduğum dönemde Euro karşısında elbette bu kadar değersiz değildi.) Ancak, şehir içinde ve aşağıda bahsedeceğim Scheveningen bölgesinde, konumunu ve puanını dikkate alarak, her ne kadar ben bizzat deneyimleyememiş olsam da, bir kaç tavsiyede bulunmak isterim. Bunlardan ilki Scheveningen bölgesinde yer alan Alta Mar Studios (İçimdeki Gezgin ayrıcalığı ile Rezervasyon yapmak için Tıklayınız).   Bir diğer otel ise, şehir merkezinde yer alan Carlton Ambassador Hotel (İçimdeki Gezgin ayrıcalığı ile Rezervasyon yapmak için Tıklayınız). Ayrıca, uzun süreli konaklama arayışı içindeyseniz, şahane ev sahibeme size bir oda verip veremeyeceğini de sorabilirim. 😉


ULAŞIMI NASIL SAĞLAYALIM?

Lahey’e ne yazık ki Türkiye‘den direkt uçuş bulunmamakta. O nedenle, öncelikle, Amsterdam’a ulaşmak gerekiyor. Pegasus, THY, Atlasglobal gibi yerli havayollarının yanı sıra Hollanda’nın yerel havayolu firması KLM de İstanbul’dan Amterdam’a doğrudan seferler düzenlemektedir. Bu firmaların haftada çok sayıda karşılıklı seferi olmakla birlikte, kampanyalarını yakalayarak oldukça uygun fiyata uçak biletleri de bulabilirsiniz.

İlk adım olan Amsterdam’a ulaşım ayağını tamamladıktan sonra, işimiz biraz daha kolay. Havaalanının içinden kalkan trenlerle yaklaşık 45 dk.lık bir yolculuktan sonra Lahey’de Merkez İstasyon’da inerek, şehir merkezine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Amsterdam-Lahey tren bilet ve saatleri için tıklayınız. Ayrıca tüm Hollanda’da geçerli OV-chipkaart‘lardan alırsanız, toplu taşımada ücret kısmını kolaylıkla ve ekonomik bir şekilde halledebilirsiniz.

Şehirde toplu taşıma, metro ya da otobüsten çok tramvaylarla sağlanmakta. Dolayısıyla, bu, bir yerden bir yere tramvayla giderken, aslında kısa bir şehir turu atmak anlamına da geliyor. 😉


NERELERİ GEZELİM, GÖRELİM?

Lahey, aslında küçük mü büyük mü olduğuna karar vermekte zorlanacağınız bir şehir. Gezilecek yerlerin ilginiz çekme oranı düşünülerek, iki günlük ya da üç günlük programlar yapılabilir ya da çevre gezileri yapılacaksa bu süre daha da uzatılabilir. Gelin, kısaca, Lahey’de gezilecek, görülecek yerlere birlikte göz atalım. İlginize ve merakınıza göre buraları listenize eklemek ve Lahey’de geçireceğiniz süreyi ayarlamak elbette size kalmış.

-Gemeentemuseum: Lahey, bir müzeler şehri. Mauritshuis, Escher Museum gibi müzeleri bünyesinde barındıran şehirde, müze gezmeyi seviyorsanız, zevkinize göre bir müze bulmak oldukça kolaydır. Tramvayla kolaylıkla ulaşabileceğiniz Gemeentemuseum‘da oldukça ilginç ve keyifli eserler bulabilirsiniz. Aslında Mauritshuis’de sergilenen, Vermeer’in “İnci Küpeli Kız” tablosu da, benim Lahey’de bulunduğum dönemde, Mauritshuis’in tadilatta olması nedeniyle, Gemeentemuseum’da sergileniyordu. Ancak, şimdilerde asıl yeri olan Mauritshuis’de ziyaretçilerini bekliyor.

-Peace Palace (Avrupa Adalet Divanı): Kentin simgesi haline gelmiş, BM bünyesinde faaliyet gösteren bu uluslararası mahkeme binası, en azından Lahey’e kadar gelmişken bir fotoğraf molası verilmesi gereken yerlerden. Katıldığım kurs, bu binanın bahçesinde yer alan akademide bulunduğundan, binanın içini, duruşma salonlarını ve elbette bahçesini detaylı gezme şansı buldum. İlginizi çekerse, bu binaya turistik ve rehberli turlar da düzenleniyor. Keyifli bir deneyim olabilir. Detaylı bilgi için tıklayınız.

Peace Palace, Lahey/Hollanda
Peace Palace, Lahey/Hollanda
Peace Palace, Lahey/Hollanda
Peace Palace, Lahey/Hollanda

-Scheveningen: Scheveningen, Lahey’in sahil semti. Upuzun kumsalı ve yürüyüş yerleriyle Lahey’in nefes alma yeri. Ancak, burada, denize girmek tehlikeli ve yasak, sadece kumsalda oturup, güneşin keyfini çıkarmanıza izin veriliyor. Aslında deniz dediğime bakmayın, sözünü ettiğim şey, okyanus. 🙂 Dolayısıyla çok sıkı kontroller söz konusu. Burada dev akvaryumu görmek ve limanda dolaşmak dışında yapılacak pek bir aktivite yok. Ancak, vaktiniz varsa, Lahey’e gelmişken Scheveningen’e bir göz atmak keyifli olabilir.

Scheveningen, Lahey/Hollanda
Scheveningen, Lahey/Hollanda

-Binnenhof: Burası Hollanda’nın idari birimlerinin toplandığı bir bölge. Çeşitli bakanlıklar ve başbakanın ofisi burada bulunuyor. Burası zaten şehrin oldukça merkezinde olduğundan, merkezde, çarşıda gezerken muhakkak farkedip, avlusuna ve mimarisine göz atmak isteyeceksiniz.

Binnenhof, Lahey/Hollanda
Binnenhof, Lahey/Hollanda

Grote Markt/Centrum: Burası, Lahey’in merkezi. Büyük mağazaların, kafelerin bulunduğu, araçların girmediği sokaklardan oluşmakta. Haftada bir gün kurulan pazara (sanırım perşembe günleriydi) denk gelirseniz, meşhur Hollanda peynirlerinden alıp, Türkiye’ye bile getirebilirsiniz. Üstelik, Türkiye’ye götüreceğinizi söylerseniz, peynirleri sıkıca paketleyip, üstüne bir de vakumluyorlar. 😉

Madurodam: Madurodam, İstanbul’da bulunan Miniatürk’ün bir benzeri. Hollanda’da bulunan ve Hollanda’ya özgü olan tüm eserlerin minyatür hallerini burada bulabilirsiniz. Ben minyatürünü değil de aslını görmeyi tercih ettiğimden 🙂 , benim pek ilgimi çeken bir aktivite olmadı. Ancak, özellikle çocuğunuz varsa, keyifli vakit geçirebilirsiniz.

İLGİLİSİNE NOT: BM, dünya tarihinde yakın zamanda iz bırakan olaylar için, Special Tribunal for Lebanon, ICTY gibi ayrı, özel, uzmanlık mahkemeleri kurmaktadır. Bunlar içinde benim gittiğim, çok etkilendiğim ve fakat halka açık olmadığından mutlaka gidip görün diyemeyeceğim bir yerden bahsetmek isterim: ICTY. Yani, International Criminal Tribunal for former Yugoslavia. Yani, yaşı 30 civarı olanların rahatlıkla hatırladığı Balkanlar’da yaşanan, Sırpların Boşnaklara uyguladığı zulmün yargılandığı mahkeme. BM’nin, kendince bir günah çıkarma olarak yaptığı yargılamada, uzun yıllar kaçmayı başaran ve sonunda yakalanan Srebrenitsa’nın en büyük faillerinden Ratko Mladiç’in duruşmasını izleme şansım oldu. Üstelik, tanık dinlenen bu duruşmada, yaşananları bizzat birinci ağızdan dinledim. Tarihe ucundan tanıklık ettiğim için kendimi şanslı mı saymalıyım, yoksa bu vahşetle yine ucundan yüzleştiğim için utanç mı duymalıyım emin olamadım. Bu yazıyı yazarken yargılamada bir gelişme var mı diye ICTY’ın web sitesini ziyaret ettim; Yargılama hala devam etmekte…

ICTY, Lahey/Hollanda
ICTY, Lahey/Hollanda

NERELERDE YEMEK YİYELİM?

Hollanda, ne yazık ki, diğer Avrupa ülkeleri gibi yemek konusunda oldukça zayıf. Ancak, okyanusa kıyısı olduğu dikkate alındığında enfes balık ve deniz ürünleri bulmak çok kolay. Benim favorim ve mutlaka denemenizi tavsiye ettiğim deniz ürünü ise, lekkerbek isimli bir balık.  Bu son derece lezzetli okyanus balığını, merkezde bulunan Simonis in de stad‘da denemenizi özellikle tavsiye ederim. Hatta yanına deniz ürünleri salatası sipariş edip, uygun fiyata hem çok lezzetli hem de çok doyurucu bir öğün geçirmiş olursunuz.

Sonuç olarak Lahey, her ne kadar Amsterdam’ın gölgesinde kalsa da, aslında oldukça keyifli ve farklı bir şehir. Elbette sadece Lahey için bir Hollanda seyahati yapmanız beklenemez ama zaten yaptığınız bir Hollanda seyahati varsa, Lahey’e de 1-2 günlük yer ayırmanızı tavsiye ederim.

Keyifli geziler…

Instagram: anilaakin

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here