Sadece konuştuğumuz dil farklı. O kadar yakın mesafede olmamıza rağmen çok geç farkına vardığımız gezi rotası. Hem gezip gördüklerimi hem de yiyip içtiklerimi kendime saklamıyorum. Bu sefer, mitolojinin başkenti, komşu kapısı Atina’dayız 🙂

Atina, o kadar keyifli ve bizden bir yer ki gittiğinizde hiç yabancılık çekmeyeceğinize eminim. Güzel insanlar, güzel yemekler, harika bir tatil ve mitoloji meraklıları için cennet.

…Ve huzurlarınızda Atina.


Ne Zaman Gidelim? Atina bize çok benzer derken iklimini de bu benzerliğe dahil ediyorum elbette. Ege komşumuzun iklimi de Türkiye’yle benzerlik gösterdiğinden yazın gezmek çok keyifli olmayabilir, zira aşırı nem ve bunaltıcı sıcak rahatsız edebilir. Bizim gidişimiz Ekim ayına denk geldi ve hava çok güzeldi. Ne soğuk ne sıcak, serin bir bahar havası vardı. Tavsiyem gezinizi kesinlikle bahara denk getirmeniz… 🙂

Ulaşımı Nasıl Sağlayalım? İstanbul’dan Atina’ya yaklaşık 1 saatlik sürecek yolculuk için Pegasus ve THY’nin yanı sıra Aegean Airlines ve Olympic Airlinesi da araştırmanızı tavsiye ederim. Ancak bizim gibi Ankara çıkışlı yolculuklar yapıyorsanız valizlerin aktarımı bakımından THY ve Pegasus’u tercih etmek daha mantıklı olacaktır. Biz Pegasus’un kampanyalı biletlerini yakalar yakalamaz bu fırsatı kaçırmadık. Özetle, bu kadar çok havayolu firması varken size sadece Atina’ya ulaşmak istemek kalıyor. 🙂

Atina’ya indiniz ve otelinize ulaşmadan önce havaalanından ulaşım kartını halletmek istediniz. Benim tavsiyem, yürümekten hoşlanıyorsanız, sadece ve sadece havaalanı-otel-havaalanı bileti almanız. Onun dışında gezip görürken toplu taşıma ihtiyacı hisetmeyeceksiniz, ne şanslısınız ki listedeki tüm yerler yürüme mesafesinde. Yürümeyi seviyorum mu demiştiniz ? 🙂

Nerede Kalalım? Bu soruya tek ve tereddütsüz cevap veriyorum; A for Athens. Bu otele yazımın devamında başka bir başlık altında, farklı bir nedenle daha değineceğim. Bizim booking.com vasıtasıyla bulduğumuz bu otel, Monastiraki Meydanı’nda oda+kahvaltı olarak hizmet veriyor. Yeri son derece merkezi, odaları geniş ve temiz. Fiyatı ise ne hostellar kadar ucuz ne de şehir merkezinde yer alan oteller kadar pahalı. Booking.com’dan güncel fiyatlarına ulaşabilirsiniz. Fiyat olarak da bütçenize uygunsa, başka yer düşünmeyin 🙂

Nereleri Gezelim, Görelim? Atina her ne kadar ufak bir şehir de olsa, bünyesinde barındırdığı çokca gezilip görülecek yer ile vaktinizi çok iyi değerlendirmenizi ve evinize döndüğünüzde kendinizi çok zengin hissetmenizi sağlayacak bir şehir. Üstelik, sözünü ettiğim bu yerler, öyle yarım saat uğramayla geçiştirilecek yerler değil; buraları sindire sindire, zihninize kazıyarak gezmeniz gerek 🙂

Şimdi sıra, bu sözünü ettiğim yerlerden biraz daha detaylı bahsetmekte…

Akropolis: Akroplis, Atina’nın simgesi haline gelmiş çok özel bir bölge. Yüksek şehir anlamına gelen Akropolis’te çokca farklı yapı bulunmakta. Bunlardan en çok bilineni; Parthenon. Tüm fotoğraflarda Akropolis olarak tanıtılan yer aslında Parthenon. Akropolis ise, içindeki farklı yapılarıyla bu yapıları kapsayan bölge; adı üstünde şehir. Biz gittiğimizde Parthenon’da restorasyon çalışmaları hala devam ediyordu, uzun zaman da devam edeceği söyleniyordu.

greek-athen12
Parthenon / Akropolis

Akropolis içerisinde gezerken tarihten günümüze ulaşan birçok yapı ile karşılaşacaksınız. Ancak, bunlar içinde değinmeden geçemeyeceğim tek bir yapı var; Karyatidler. Karyatidler, kadının güçlü ve tüm zorluklara göğüs gerebilecek bir yapıda olduğunu simgelemektedirler. O nedenle, Akropolis’i gezerken Karyatidlere bir de bu gözle bakmanızı ve hatıra olarak da magnetlerini alarak buzdolabınızın baş köşesine yerleştirmenizi tavsiye ederim. 🙂

greek-athen13
Karyatidler

Akropolis hakkında daha detaylı bilgi için tıklayın.

İPUCU: Öğrenciyseniz, öğrenci kimliklerinizi sağladığı indirimden Atina’da da faydalanabileceğinizi unutmayın. 😉

Akropolis Müzesi: Akropolis’te uzun uzun ve sindire sindire gezdikten sonra aşağıya doğru yürüdüğünüzde çok modern ve cezbedici bir bina göreceksiniz. Hiç düşünmeden içeri girin … ve işte Akropolis Müzesi‘ndesiniz. Müzeye girmeden önce zaten cam bir taban üzerinde yürüyeceğinizden tarihi atmosfere uyum sağlamakta hiç zorlanmayacaksınız. “Ben müze gezmeyi sevmem.” demeyin, en azından önünden geçin, zaten ilginizi çekeceğine ve içeri girmek isteyeceğinize eminim. 🙂

Anafiotika: Anafiotika, Akropolis’in arka tarafında bulunan ufak bir bölgeye verilen ad. Atina gezisi öncesi araştırmalar yaparken, Atina’da hep bilindik yerlerin gezilip görüleceğinden bahsedilirken, Anafiotika adına çok az rastgeldim. Burası, Atina’nın göbeğinde ancak sanki bir Ege adasında geziyormuşsunuz hissini veren bir bölge. Bembeyaz evler, renkli panjurlar ve daracık sokaklar…Gittiğinizde göreceksiniz, Atina’nın trafik ve kalabalığı da bize oldukça benziyor. Ancak, Anafiotika, Atina içinde soluk alınabilecek, ilginç ve çok farklı bir atmosfere sahip. Gezi listenize mutlaka ekleyin…

greek-athen8
Anafiotika
greek-athen9
Anafiotika

Lykavittos Tepesi: Atina’ya tepeden baktığınızda, genel olarak düz bir alana kurulu olduğunuz görürsünüz. Ancak, bu düzlüğün ortasında iki yükselti göze çarpar. Bunlardan ilki, yukarıda detaylarıyla bahsettiğim Akropolis; bir diğer ise Lykavittos Tepesi. Buraya Syntagma Meydanı’ndan kısa bir yürüyüş sonrası daha çok zengin kesimin yaşadığı belli olan evlerin arasından geçerek ulaşabilirsiniz. Tepeye çıkmak için tabii ki buraya ulaşmak yetmiyor, bir de sizi tepenin en üst noktasına ve eşsiz Atina manzarasına kavuşturacak füniküler sırasına girmeniz gerekiyor. Fünikülerle tepeye çıktığınızda sizi ufak bir kiliseyle, mükemmel bir Atina manzarası karşılayacak. Hatta ve hatta uzaktan denizi bile görebileceksiniz. Hem rahat rahat fotoğraf çekmek hem de soluklanmak için tepede bulunan kafeyi de tercih edebilirsiniz. 😉

greek-athen6

greek-athen5

Monastiraki Meydanı: Burası kalmayı tercih ettiğimiz A for Athens’ın da bulunduğu son derece merkezi konumda bulunan ve gezilecek her yere yürüme mesafesinde olan bir meydan. Atina’da bulunan iki büyük ve önemli meydandan birisi burası. Bir diğeri ise, yazının devamında detaylı bahsedeceğim Syntagma Meydanı. Monastiraki Meydanı’na gittiğinizde gözünüze bir cami çarpacak. Burası ibadete açık olmayan fakat sade mimarisiyle göz dolduran bir cami. Kendinizi meydanın etrafında bulunan ara sokaklarda ve hediyelik eşya dükkanlarında kaybedebilirsiniz. Olsun, keyfini çıkarın. 🙂

greek-athen10
Monastiraki Meydanı (Aynı zamanda otelimizin manzarası)

Syntagma Meydanı: Syntagma Meydanı, Monastiraki Meydanı’ndan çıkıp Ermou Caddesi üzerinden yürümeye devam ettiğinizde karşınıza çıkacak aynı zamanda Parlamento Binası’nın bulunduğu meydandır. Yunanistan’daki ekonomik karışıklıkların protesto edildiği ve televizyonda çokca karşınıza çıkan yer burası. Bu meydanda keyifli olan, askerlerin gün içinde her saat başı yaptıkları nöbet değişimi seremonilerini izlemek. Ponponlu ayakkabılarıyla son derece sempatik görünen bu askerlerle fotoğraf da çeltirebilirsiniz 🙂

greek-athen4

greek-athen18

Panathenaic Stadyum: İlk olimpiyatların yapıldığı bu stadyuma Syntagma Meydanı gezinizi devamında yürüyerek yine çok rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Stadyuma giderken Zeus Tapınağı‘nın da olduğu çok farklı tarihi ve arkeolojik alanların da yanından geçeceksiniz. İlginizi çekerse buralara da uğramadan geçmeyin. 🙂

Panathenaic Stadyum‘un ilk olimpiyatların yapıldığı stadyum olduğunu söylemiştik. İçeri girdiğinizde stadyumun heybetinden etkileneceğinize eminim. Aynı zamanda, stadyumun alt tarafında yer alan olimpiyat müzesine ve özellikle eski olimpiyat afişlerine göz atmayı unutmayın. 🙂

greek-athen17
Panathenaic Stadyum

Ermou Caddesi: Burası, Monastiraki ve Syntagma Meydanlarını birbirine bağlayan, ünlü markaların bulunduğu, Atina’nın bir nev’i “İstiklal Caddesi” olan en işlek caddesidir. Bu cadde üzerinde ünlü markaların bulunduğu mağazaların yanı sıra, sarı zemin üzerinde siyah kartalın bulunduğu bayrağın dalgalandığı Panagia Kapnikarea Kilisesi‘ni göreceksiniz. Bu kilise, mübadele döneminde İstanbul’dan Atina’ya göçen Rumların ibadet için kullandıkları kilisedir. Önünden geçerken ufak bir selam vermeyi unutmayın. 😉

greek-athen3
Ermou Caddesi
greek-athen2
Ermou Caddesi

– Yukarıdaki listenin dışında mutlaka görmeniz gereken yerlerden olmasa da vaktiniz kalırsa Parlamento’nun bahçesinde soluklanabilir, ayrıca Savaş Müzesi’ni ziyaret ederek Yunanlıların savaş tarihi hakkında da kısa fikir sahibi olabilirsiniz.

Nerelerde Yemek Yiyelim ? Atina, başta tabii ki deniz ürünleri olmak üzere, çok zengin bir mutfağa sahip. Bir çok yemeği bize benzediği gibi lezzetli de. Bol bol döner, kebap vs. et ürünleriyle de karşılaşmaya elbette ki hazırlıklı olmak lazım. 🙂 Gün içinde bu tür yemeklerle karnınızı hem iyi, hem lezzetli hem de ucuza doyurabilirsiniz. Akşam da şöyle güzel bir yemek yiyelim, bir taverna müziği dinleyelim derseniz, hepsi yazının devamında…

* Souvlaki, bizdeki kebap tarzı bir et yemeği. Gitmişken özellikle bir souvlaki yiyeyim demeye elbette gerek yok, ancak gün içinde ucuz ve tok tutan bir yemek olarak tercih edilebilir. Biz, otelimize yakın olması sebebiyle, hemen Monastiraki Meydanı’nın yan sokağında yer alan Thanasis‘de yemeyi tercih ettik. Kötü değildi, ancak Türkiye’de kesinlikle daha iyilerini yemişsinizdir. 🙂

* Güzel, uzolu, bol deniz ürünlü, mezeli bir akşam yemeği arayışındaysanız tek tavsiyem Lithos Restaurant. Üstelik A for Athens’da kalmayı tercih ederseniz yürüme mesafesinde. Psiri‘de bulunan Lithos Restaurant‘a özellikle yazın gitmeyi tercih ederseniz mutlaka rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim. Balık yemek isterseniz de hangi cins balık istediğinizi Türkçe söyleyebilirsiniz, zira çipura ve levrekin Yunancası Türkçe ile aynı. 🙂 İngilizce hangisi hangisiydi diye kafa yormaya hiç gerek yok. 🙂 Balığın yanına mutlaka “Greek Salad” söyleyin ve gecenin sonunu bekleyin. Lithos’un son derece misafirperver sahibi Stavros size mastik veya uzo ikram edecektir. Keyfini çıkarın, Stavros’a bizden de selam söyleyin. 😉

* Yukarıda otelimizden bahsederken, A for Athens’a başka bir nedenle daha değineceğimi belirtmiştim. Kalmasanız bile A for Athens’ın en üst katında bulunan kokteyl barı çok ünlü. Lezzetli kokteylleri harika bir Akropolis manzarasına karşı mutlaka deneyin, pişman olmazsınız.

Sonuç olarak, Atina, yanıbaşımızda bize çok benzeyen tarih ve eğlence dolu bir şehir. Çok kısa bir yolculuktan sonra ulaşabileceğiniz bu komşu başkentini henüz ziyaret etmediyseniz ya da ziyaret etme planınız yoksa, ilk fırsatta listeye ekleyin. Pişman olmazsınız.

İyi eğlenceler…

Instagram: anilaakin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here