Bu sefer yağmurlu bir günde, kilometrelerce uzakta, oldukça ilginç olacağını bildiğimiz bir bölgede düşüyoruz yollara. Kudüs‘den yaklaşık yarım saatlik mesafede olan Beytüllahim (Bethlehem), Filistin sınırları içerisinde bir şehir. Yani, bu da demek oluyor ki, Beytüllahim’e gidebilmek için İsrail‘den Filistin’e geçiş yapmak gerekecek. Asıl ilginçlik de burada başlıyor.

İsrail seyahatine Beytüllahim’i dahil etmeden önce elbette güvenlik konusunda detaylı araştırmalar yaptım ve hepsinde ulaştığım tek sonuç; İsrail ve Filistin dışında başka bir ülkenin pasaportuna sahipseniz, geçişler oldukça rahat ki test edildi, onaylandı. Filistin tarafında ise Türk pasaportu tam anlamıyla kral muamelesi görüyor. Kazıklanıp kazıklanmadığımızı öğrenebilecek kadar uzun kalamadık ama Türkiye’den geldik dediğinizde kocaman bir gülümseyle birlikte “Turkiya” karşılığını alabileceğinizi rahatlık söyleyebilirim.

ULAŞIM VE GÜVENLİK

Kudüs‘de, Şam Kapısı’nın (Damascus Gate) hemen karşısında yer alan otoparkvari dolmuş duraklarından “Bethlehem” e giden otobüsü buluyoruz. Bindiğimiz otobüs, sağanak yağmurun eşlik ettiği yarım saatlik bir yolculuktan sonra bizi 300 no’lu güvenlik noktasının (Checkpoint 300) girişinde bırakıyor.

NOT-1: Otobüs konusu biraz karışık. Kimi otobüsler Yahudiler için son derece büyük önem taşıyan “Rachel’s Tomb”a gidiyor. DİKKAT!! Bizim düştüğümüz hataya düşmeyin. Rachel’s Tomb, Filistin tarafında değil, İsrail tarafında. Otobüse binerken şoförle mutlaka konuşun.

NOT-2: Beytüllahim’e giderken araba kiralamak da bir başka seçenek. Ancak, tam olarak ne ile karşılaşacağımızı bilmediğimiz bir coğrafyada, nereye gideceğimiz net olmaksızın gezmek açıkcası bizi biraz endişelendirdi. Kudüs’den kiraladığınız aracın sigortası, Beytüllahim’de geçerli değil. Geçerli olabilmesi için, Kudüs’ün doğu tarafında bulunan şirketlerden kiralamalısınız. Konuyu detaylı olarak otelinizle görüşmekte fayda var. 

NOT-3: Güvenlik noktası, bildiğimiz anlamda bir sınır kapısı değil. İsrail’in kendince çizdiği sınırlara göre Filistin’den ayrıldığı yere kurduğu ve ülkeye giriş-çıkışları denetlediği bir nokta. Ne yazık ki, İsrail’de bunlardan çok var. Dolayısıyla İsrail vizeniz tek girişlik ise dahi endişeye mahal yok, herhangi bir giriş-çıkış damgası basılmıyor.

Güvenlik noktasına geldikten sonra sizi uzun ve dolambaçlı koridorlar bekliyor, buraları geçtikten sonra bir anda kendinizi Filistin’de buluyorsunuz. Evet, Filistin tarafına geçerken herhangi bir kontrolden geçmedik. Ancak, bu, geçilmeyeceği anlamına gelmiyor. Pasaportunuz mutlaka ama mutlaka yanınızda olsun !!!

beytüllahim filistin israil
Güvenlik Noktası, Beytüllahim/Filistin

Bizim planımız, öncesinde yaptığımız çalışmalara göre, güvenlik noktasından geçtikten sonra yaklaşık 2,5-3 km uzaklıktaki görülmesi gereken yerlere yürüyerek gidip, dönüşte yine yürüyerek güvenlik noktasına gelmek ve İsrail’e geçerek, otobüsle Kudüs’e dönmek şeklindeydi. Ancak, hava şartları buna izin vermediği gibi, sonrasında zaten buraları yürüyerek gezmenin mümkün olamayacağını gördük.

BEYTÜLLAHİM (BETHLEHEM)

Güvenlik noktasından çıktığınız yerde sizi taksiler bekliyor olacak ve belli bir ücret karşılığında şehri gezdirmek için sizi ikna etmeye çalışacaklar. 🙂 Biz, ilk başta bizi görmek istediğimiz yerlerin bulunduğu merkeze bırakması için taksiciyle anlaştık, ancak sonrasında taksici, elindeki broşürden gezilecek yerleri gösterip bizi ikna etti ve 200 NIS karşılığında önemli yerleri görebileceğimiz birkaç saatlik Beytüllahim turu yapmış olduk. Tavsiye eder misin derseniz, yağmurlu bir havaysa ve aşağıda “Nereleri Gezelim, Görelim?” başlığı altında detaylı anlatacağım graffitileri görmek istiyorsanız, cevabım evet. Zira, örneğin aşağıda bulunan Filistinli bir kız çocuğunun İsrail askerini aradığını gösteren graffiti (Graffiti-6), bir dükkanın içerisinde bulunuyor, yani bu da demek oluyor ki, orayı bilmezseniz bu graffitiyi göremeden dönmeniz muhtemel. Şoförümüz büyük bir Türkiye hayranı olduğundan bize çok uygun fiyat verdiğini söyledi ancak diğer milletlere mensup turistlerden ne kadarlık bir ödeme talep ettiğini elbette bilemeyiz. 🙂 Sizin tercihiniz de bizim gibi gezmek olacaksa, en azından bir fikir olsun. 200 NIS’den aşağıya anlaşırsanız ne ala ! 🙂

NERELERİ GEZELİM, GÖRELİM?

Kutsal Doğuş Kilisesi (Church of Nativity): Hristiyan inancına göre, Hz. İsa’nın Beytüllahim’de doğduğuna inanılır. Konstantin, İstanbul’u aldıktan sonra, annesi Helen kutsal topraklara bir yolculuğa çıkar ve Hristiyanlar için önemli ve kutsal yerlere kiliseler yaptırır. Bunlardan birisi de, tam olarak Hz. İsa’nın doğduğuna inanılan yere yapılan Kutsal Doğuş Kilisesi’dir. Hristiyanlar için de bu nedenle oldukça kutsal kabul edilen kent, Kudüs’e gelindiğinde mutlaka ziyaret edilecek yerler listesindedir.

Beytüllahim Filistin İsrail
Kutsal Doğuş Kilisesi (Church of Nativity)
Beytüllahim Filistin İsrail
Kutsal Doğuş Kilisesi (Church of Nativity)

Süt Mağarası Şapeli (Milk Grotto Chapel):Kutsal Doğuş Kilisesi’nin hemen yan sokağında yer alan bu şapel, Kilise’ye yaklaşık 5 dk.lık yürüme mesafesinde. Bu kilisenin en büyük özelliği, bakire Hz. Meryem’in Hz. İsa’yı doğurduktan sonra, Hz. İsa’ya süt verirken, sütünün bir damlasının yere düşmesiyle mağaranın tamamen bembeyaz olduğu inancıdır.

beytüllahim filistin israil
Süt Mağarası Şapeli (Milk Grotto Chapel)
Beytüllahim Filistin İsrail
Süt Mağarası Şapeli (Milk Grotto Chapel)

Çobanların Alanı Kilisesi (Shepherds’ Fields Church): Yunan Ortodoks kilisesi olan bu kilise, Yahudiler tarafından dışlanan birkaç çobanın kendilerini Hz. İsa’ya adamaları üzerine kurulmuştur. Hristiyan inancına göre, bir ışık hüzmesiyle bir melek büyük bir kurtarıcının doğumunu müjdeler. Bunun üzerine, bu kilise inşa edilmiştir.

Beytüllahim Filistin İsrail
Çobanların Alanı Kilisesi (Shepherds’ Field Church)

GRAFFİTİLER

Beytüllahim gezisinin en ilginç ve hikayesi elbette ki en gerçek olan yer, graffitilerin olduğu duvarlar. Bu graffitiler, şehirde birçok yerde bulunmakla birlikte, en önemlisi, İsrail-Filistin arasında sınır çizgisi (!) olarak kabul edilen duvarlara yapılanları. Mizahi bir yaklaşımla yapılan bu graffitiler, aslında nerede olduğunuzu ve ne amaçla yapıldıklarını hatırlayınca, yerini burukluğa bırakıyor. Bir yandan yapılan sanata saygı duyarken, bir yandan savaşın ve dışlanmışlığın aslında hayatın ne kadar içinde olduğunu farkediyorsunuz. Evet, turistik bir aktivite olarak buraları da gezdirdi Filistinli şoförümüz. Ancak asıl amaç, dünyaya bir nebze de olsa seslerini duyurabilmek. Bu kısma ilişkin anlatacak pek bir şey yok, sanıyorum ki, aşağıdaki fotoğraflar yeterli olacaktır.

beytüllahim filistin israil
Graffiti-1
beytüllahim filistin israil
Graffiti-2
beytüllahim filistin israil
Graffiti-3
beytüllahim filistin israil
Graffiti-4
beytüllahim filistin israil
Graffiti-5
beytüllahim filistin israil
Graffiti-6

Graffitileri de gördükten sonra artık dönüş yoluna geçiyoruz. Filistinli şoförümüze, tüm iyi niyetimizle ülkesinde en kısa zamanda her şeyin iyi olmasını dilediğimizi söyledikten sonra Kudüs’e dönmek üzere güvenlik noktasına geliyoruz. Yine herhangi bir pasaport kontrolüyle karşılamıyoruz. Ancak, bu sefer, x-ray’den “ötmeden” geçmek için üzerimizdeki her şeyi bırakıyoruz. Filistinlileri arkamızda bırakarak, tekrar Kudüs’e dönmek üzere otobüsümüze biniyoruz.

En kısa zamanda, bu topraklara da barış ve huzurun gelmesi dileğiyle keyifli geziler…

Instagram: anilaakin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here